Tolga Gümüşay

_OKUR

 

Ayhan Öztürkoğlu (Altı Yıl Tam Pansiyon)

Umarım bizi kaleminizden ve hayatlarımıza düşürüverdiğiniz düşlerden hiç bir vakit eksik etmezsiniz.Yazılarınızla yaşayamadığımız düşleri yaşattık,hayat verdik tekrar onlara;düşlerimiz gibi bedenlerimizi ve yüreklerimizi de ayağa kaldırdık.Bize altı yılda ,bir okulun pansiyonunda yatıya bıraktığımız hayallerimizi uyandırdığınız için teşekkür ederiz Tolga abi.Kaleminiz her daim yaşasın.

Mayıs 2010


Rana Çelik (Altı Yıl Tam Pansiyon)

Kitaplarınızı hayranlıkla okuyorum.6 Yıl Tam Pansiyon'u okudum ve çok beğendim. Sizin anlattığınız okulla benim şu anda okuduğum okul çok benziyor. Ben de büyüyünce böyle bir kitap yazmaya karar verdim. Kitabı yazınca ilk size haber vereceğim. Çünkü benim böyle bir karar almama siz vesile oldunuz.

Mayıs 2010


Sezen Payzin (Geleceği Görme Ortaklığı)

Çoooooooooooooooooook güzel bir kitap okuyorum okurken de çook zevk alıyorum. Bu kitap benim için çoook özel ve değerli.

Mayıs 2010


Nazife Azize Şengöz (Altı Yıl Tam Pansiyon)

Ben Bahçeşehir Koleji Alanya Türkçe Bölüm Başkanı Nazife Azize Şengöz. Biz Bahçeşehir Kolejleri olarak bu dönem 8. sınıflar olarak sizin "6 Yıl Tam Pansiyon" kitabınızı okuduk ve ben çok şaşırdım. Okumayı sevmeyen bir nesil, kitabınızı soluksuz okudu. Bu da beni inanılmaz mutlu etti. Öğrencilerim kitaplarını ellerinden düşüremedi.Hemen her gün bana gelip okudukları bölümleri anlattılar. (Bu arada kitabınızı ben de iki gecede bitirdim.Üniversite yıllarıma döndüm ve o günlerin kıymetini anladım.:)

Ocak 2009


Dilay Gürkan (Altı Yıl Tam Pansiyon)

Bugüne kadar okuduğum en güzel kitap diyebilirim.:D

Ocak 2009


Özgenaz Ayman (Altı Yıl Tam Pansiyon)

Benim kitap hakkında ki düşüncelerim şu yönde kullandığınız dil çok akıcı ve bir oturuşta 30 sayfa okuyorum ve sonra ne olucağını çok merak ediyorum. Hep böyle bir dil kullanın bence.

Ocak 2009


Melis Hoyman (Altı Yıl Tam Pansiyon)

Bahçeşehir Koleji'nden bir yazar geçti. Kısa sürede 5. baskısı yapılan "6 Yıl Tam Pansiyon" kitabının yazarı aramızda idi. Özellikle biz gençlerin duygularını öne çıkardığı ve yaşamından da kesitler sunduğu bu kitabıyla bizleri çok etkiledi.

Ocak 2009


Dilan Yıldız (Geleceği Görme Ortaklığı)

Sadece kitaplarla değil; köşe yazılarıyla, kısa öykülerle de karşılaştırdım ama yine de beni sizinkiler kadar etkileyen bir öyküye daha rastlamadım-en azından gençlik öykülerinde... Bizi yansıtabilen, gerçekten düşüncelerimizi aktarabilen öykü azdır piyasada:D Sizinki onlardan biriydi, benim için en iyisiydi...

Şubat 2009


Ayşegül Erdenay (Pembe Tuvalet)

Bazen çok kolaydır düşüncelerini ifade etmek, parmakların kendiliğinden hızlı hızlı hareket eder tuşların üzerinde sanki görünmeyen bir güçtür dikte ettiren kelimeleri ardı ardına... Sonunda okuduğunda sen de şaşar kalırsın, bunları yazan ben miyim diye! Bazen de tam tersi olur, bağlantı kesilir tüm hissettiklerin içinde kalır, ifade etmekte zorlanırsın. Pembe Tuvalet'i ilk elime aldığımda, tatilde okuyacak bir kitabım olduğu için mutluydum sadece, öyle Anormal'de olduğu gibi yüksek beklentilerimyoktu. Ama yumuşak koltuğuma iyice gömülüp, ilk sayfaları geride bıraktıktan sonra, garip bir biçimde değişti her şey. Kitabın kahramanı sanki benim erkek kardeşim, en yakın arkadaşım, ya da kapı bir komşum gibi oldu.  Öylesine gerçek, öylesine yalın, öylesine doğaldı ki, bir müddet sonra bir kitap okumakta olduğumu unuttum, ben de takıldım kahramanın peşine, onunla birlikte beyoğlunun karanlık arka sokaklarında dolaştım aynı ürkek adımlarla... Maykıl ile meyhaneye ilk gittiklerinde, içeri girmeli mi yoksa sıvışıp gitmeli mi tereddüdü yaşadım Penbe ile birlikte. Bir rüyayla başlayan yolculuk zamanla içsel bir hesaplaşmaya dönüştüğünde ben de bir parça Pembe'ye dönüştüm. Hani tam da bir kaç gün önce gördüğüm bir rüya vardı. Yorumlamak için kafa patlattığım.  Pembe'nin rüyasının peşinden giderken, kendi rüyamı da çözümledim. Sonra benliği terkedip, terketmeme mücadelesinde ter döktüm onunla birlikte, bayağı bir direndikten sonra baktım ki çevirmek mümkün değil akıntının yönünü tersine,  ben de izin verdim tüm düşüncelerin, yanımdan sessizce akıp gitmesine...

Aralık 2008


Yazan: A.Gözde Özbek (Anormal)

"Nasıl aktığını anlamadığım bir dil, yaşadığım dönemle birebir örtüşen bir konu... "İnsan" , "Buse", "Mustafa" ... ve onların dillerinden, yaşanmışlıklarından onlarca "özlü söz" çıkarılabilecek kadar erdem kokan bir kitap. Kelimelerle tanımlamanın kendisine haksızlık olacağına inandığım bir yapıt. Terapi hissi yaratan bir eser. Ve Sevgili Gümüşay, siz o kadar bizden, bir o kadar bizden uzak... Bizi anlatıyorsunuz, bizdensiniz. Bu kadar hakim olmak için "biz"e, bize çok uzaktan bakabiliyor ama bir o kadar içimizde yaşıyor olmalısınız. Bunu her nasıl yapıyorsanız, sakın değişmeyin.

Eylül 2008


Yazan: Pınar Yeliştay Sevim(Anormal)

İnsanı içine çeken basit bir anlatım, yalın bir dil insanı iç yolculuğuna davet eden, keyifle okurken aynı zamanda düşündüren bir kitap.
Altını çizecek öyle güzel tümceler var ki...

22 Temmuz 2008


Yazan: Ayşegül Erdenay (Anormal)

Bir yolculuktur aslında yaşam, hiç sonu olmayan...her sondan yeni bir başlangıç yaratan,...Bir ömre pek çok hayat sığdırır insan.... yolculuklar yapar, kendi özüne,
yuvasına geri dönmek için.. kavramlar yaratır anlayabilmek, çözebilmek için....iyi-kötü, güzel-çirkin, mutlu-mutsuz... sonra bu kavramlarla kavga ederek, örneğin çirkinliği yok etmeye çalışır, aslında güzelliği de yok ettiğini fark etmeyerek... Hep kendi yarattıklarını değiştirme çabası içinde geçirir ömrünü, bilemez çözümün basitlikte ve sadelikte gizli olduğunu, tüm öğrendiklerini unuttuktan sonra ancak bilebilir insan... çünkü ancak o zaman kurtulabilir beyninin yarattığı düşüncelerinin esaretinden.... Yaşam denilen şey beden denilen bir tabutun içinde esarettir aslında... Tek muhafızının korku olduğu.... tüm bu yaratılan kavramlar da korkuyu beslemeye hizmet eder aslında, güçlendirmeye.... nereye giderse gitsin insan, tabutunu da götürür beraberinde, tüm beklentilerinden, arzularından vazgeçmeden, yaşamla çekişerek değil, birlikte akmayı denemeden, çokluğun içindeki tekliği göremeden özgür olamaz asla.. ne bir dağ başında, ne ıssız bir kumsalda, ne de yoğun kalabaliklar arasında.... Bilinenin aksine bilgisi arttıkça kirlenir, uzaklaşır özünden, içindeki ayrımcı benlik güçlenir, ayrı düşer bütünün bir parçası olmaktan...

14 Temmuz 2008


Yazan: A. Gözde ÖZBEK (Altı Yıl Tam Pansiyon)

Tolga Gümüşay, yaşadıklarını iyi değerlendirebilmiş bir yazar... Hayatının yedi yılını, iki farklı yatılı okulda geçirmiş; baba mesleği dolayısıyla şehir şehir gezmiş kaç kişi yaşadıklarına Gümüşay'ın penceresinden bakabilmiş ve gördüklerini kaleminden bu kadar içten dökebilmiştir ki...? Ancak kendi hayatıyla; dostlukları, haylazlıkları, açlık ve tokluk zamanları, aşkı ve aşığı ile bu kadar barışık bir yazar, bu hayatı bu kadar canlı ve gerçek anlatabilir; okuyucuyu bu hayata dahil etmekten gocunmazdı... Yatılı hayatına önyargıyla yaklaşan öğrenciler; yatılı okuyan gençlerin ebeveynleri ve öğretmenleri ve kendileri; gençliğini özleyen, genç olduğu halde enerjisinin tükendiğini hissedenler; empatinin, iç hesaplaşmanın, hoşgörü ve sevginin anlamını; özür dilemenin erdemini hatırlamaya ihtiyacı olanlar... "Okumak başkasının beyniyle düşünebilmektir" den yola çıkın ve gençlerin beyniyle, onların hisleriyle bakın hayata... Bu yapılabildiği gün, iletişim sorunu ortadan kalkacak; "kuşak çatışmaları" erimeye başlayacak; özlemini çektiğiniz "hoşgörü bezeli günler" gelecek... Gençler, yaşamakta oldukları günlerin değerini anlamak; yetişkinler o günlere olan özlemlerini dindirmek ve gençlere onlar kadar sevgi dolu, umut dolu, enerji dolu gözlerle bakabilmek için okumalı bu kitabı... Ellerine, yüreğine, gözlem gücüne ve enerjisine sağlık Tolga Gümüşay'ın...!


Yazan: Berk Ege (Altı Yıl Tam Pansiyon)  

Bu kadar güzel bir kitap okumamıştım.

01 Nisan 2007 Pazar


Yazan: Zeynep Cemali

Sevgili Tolga,
Seni tanımak büyük mutluluk. 'Altı yıl Tam Pansiyon' da beni oğlumun lise yıllarına götürdün. Bir kez daha düşündürdün ilk gençliğini yaşayan delikanlıları... 'Geleceği Görme Ortaklığı'nda ise inan çarpıldım. Son dönemde okuduğum en güzel öyküler.

Teşekkürler...


Yazan: Halil EROĞLU (Altı Yıl Tam Pansiyon)

Akıcı bir şekilde okulun son günlerini beraber yaşadım kahramanla. Anlatıma hayran kaldım zaman zaman. Yazar algılarını çok iyi aktarıyor. Diğer yandan yardımcı karakterler hemen hepimizin tanıdığı kişiler. Onlarda da kendimden bir parça buldumsa da bana en çok yazar benziyor. Bu kitabı kendime ve gençliğe bir armağan görüyorum. Teşekkür ederim.


Yazan: Zafer Ege Ersöz

Sizin kitaplarınızı okudum ve mükemmel gerçekten çok
güzel. Ben Enka okullarında okuyorum siz de Enka'ya geldiniz.Kitaplarınız harika gerçekten harika.


Yazan: Zafer Köse (Pembe Tuvalet)

Uykusuz bir geceden sonra, saat 8'de başlayan işime de fiili olarak başlamadığım bu dakikalarda, yani Pembe Tuvalet'i bitirdikten hemen sonra yazıyorum size bu notu. Aslında birazdan başalyacak olan toplantıya da yetişmem gerekiyor. Ama romanı bitirir bitirmez birşeyler yazmak içimden geldi. Önce teşekkür etmek isterim, elinize sağlık... Yıllar önce severek okuduğum Reşat Nuri'nin Gökyüzü romanının temasına oldukça benziyor, Pembe Tuvalet. Romanınızı okumamı bir arkadaşım önermişti. Doğrusu bu kadar seveceğimi tahmin etmiyordum.


Yazan: Tozşeker/Kitapyurdu (Pembe Tuvalet)

"Pembe Tuvalet" Farklı bir bakış açısıyla yazılmış, sürükleyici. Rüyalar, aile içi bağlar ve İstiklal caddesinin araya serpiştirilmiş gözönü gerçekleri başarıyla bütünleştirilmiş. Özellikle kitabın başındaki pembe tuvaletin sırrının çözümü tam unutulmuşken kitabın sonunda ortaya çıkıyor ve bir tebessümle kitap bitiyor. Beğendim.


Yazan: Hazal Karaca (Geleceği Görme Ortaklığı)

"Geleceği Görme Ortaklığı" adlı kitabı çok ilgi çekici buldum. Bu kitaptaki öykülerin tümü; yalın ve kolay anlaşılır bir dille yaşamdan kesitler vermektedir. Daha çok 10-14 yaş grubundaki çocukların karşılarına çıkabilecek sorunlar özgün bir dille anlatılmış ve yeterince örnek verilmiştir. Bu kitaptaki öykülerin insanlara vermek istediği ortak ders: "İnsan her zaman yaşadığı olaylardan bir anlam çıkarmalı ve yaşamın değerini bilmeli."dir. Yazar, çocukların sorunlarını ve büyüklerin bu sorunlara yaklaşım biçimlerini ortaya çok iyi koymuştur.


Yazan: Cem Domaniç (Altı Yıl Tam Pansiyon)

Sayın Tolga GÜMÜŞAY,
Ben İstanbul'da yaşayan 12 yaşında Cem adlı bir çocuğum... Bugün sizin ilk kitabınız "Altı Yıl Tam Pansiyon"u okumaya başladım. Daha başlardayım ve kesinlikle çok beğendim.Lise çağındaki bir gencin arkadaşlık ve okul hakkında düşüncelerini çok iyi kafanızda kurgulamış ve kağıda dökmüşsünüz.Sizi yürekten kutlar, başarılarınızın devamını dilerim.      


Yazan: Can Uğur

Sayın Tolga Gümüşay,
Ben şu ana kadar iki kitabınızı - "Altı Yıl Tam Pansiyon" ve "Geleceği Görme Ortaklığı" (ki bu kitaby bitireli en fazla 15 dakika olmuştur) - okudum ve "Pembe Tuvalet" i de en kısa zamanda alıp okumayı düşünüyorum. Söylemeliyim ki, kitaplarınızı çok beğeniyorum. "Altı Yıl Tam Pansiyon" çok hoştu. Kitabı okuduktan sonra başkalarına da okumalarını
tavsiye ettim. Diğer kitabınızı daha dün okumaya fırsatım olabildi. Tek bir konudan oluşmasa bile (bir sürü öyküden oluşuyor anlamında) okuduğum diğer kitaplara göre çok daha sürükleyiciydi.


Yazan: Arzu-Kocaeli (Altı Yıl Tam Pansiyon)

Gerçekten insanın kendinden birseyler bulabilecegi bi kitap harika.

10 Ekim 2007 Çarşamba 


Yazan: Sude (Altı Yıl Tam Pansiyon)

Bence çok güzel bana kitap okumayı sevdirdi.

26 Şubat 2007 Pazartesi


Yazan: Beliz Ertenan(Geleceği Görme Ortaklığı)

"Sihirli Kalemler"i her okuduğumda içim sızlıyor.


Yazan: Utku Saraçoğlu (Geleceği Görme Ortaklığı)

"Tiktak" hayatımda okuduğum en zevkli öyküydü.


Yazan: Umut Keltek (Geleceği Görme Ortaklığı)

Ben okumayı çok sevmeyen biriyim ancak bu kitabı severek okudum. En sevdiğim yazarlardan birisiniz.


Yazan: Meryem İrem Şahin (Geleceği Görme Ortaklığı)

Bütün öyküleri sevdim çünkü akıcılığı ve öykülerdeki mesaj beni etkiledi. Bir sonraki sayfada ne var diye heyecanlandıran bir kitap.


Yazan: Romina Markaroğlu (Geleceği Görme Ortaklığı)

3'ü 1 Arada hayatımda okuduğum en anlamlı ve duygusal hikayelerdendir.


Yazan: Defne Öner (Geleceği Görme Ortaklığı)

Türk Çocuk Edebiyatına büyük katkılar sağladığınız için çok teşekkür ederim.


Yazan: Damla Çoban (Geleceği Görme Ortaklığı)

Her şey için teşekkürler. Kitap yazmaya devam edin, bizi aydınlatmanız hoşumuza gidiyor.


Yazan: Billur İpek Kuz (Geleceği Görme Ortaklığı)

Bence siz çok iyi bir yazarsınız. Konularınız hep ilgimi çekiyor ve öykülerinizi okuduktan sonra bile üzerinde düşünüyor tekrar tekrar okuyorum. Öykülerini sevdiğim nadir Türk yazarlardansınız:)

Yorumlarınız için tolga@gumusay.com