Tolga Gümüşay





_YENİ

Çocukluk, gerekliliklere hazırlıksız olmaktır.

Düzenli yemeye...

Saatinde uyumaya...

Uslu durmaya...

Boyun eğmeye...

Okula...

Başarıya...

Hatta şimdilerde doğumları bile henüz hazır değilken gerçekleşiyor çoğunun.

 

Bu kitap, çocukluğumun en hazırlıksız yakalandığım dönemi hakkında.

"Hazırlık A" yazılı ufak tabelanın altından ayaklarımı sürüyerek sınıfa girdiğim sabahlar, gıcırdayan ranza yaylarına karışan hıçkırıklar arasında uyumaya çalıştığım geceler... Ve kendimi bir türlü hazır hissedemeyişim hakkında.   

 

İlk romanım "6 Yıl Tam Pansiyon"; İstanbul'daki Kalamış manzaralı yatakhaneye veda ederken hissettiklerimden yola çıkmıştı. "Hazırlıksız" ise on iki yaşımda Erzurum Anadolu Lisesi'nin ufak bahçesinde bir başıma kalışımı hala unutamayışımdan.

 

Oysa ismim kazananlar listesinde yayımlandıktan sonraki bir kaç hafta hayatımın en itibarlı devresiydi. Ailem tarafından el üstünde tutuluyor, eşe dosta gururla takdim ediliyordum. Yerel gazete başarımı ilk sayfadan vermişti. Ufacık göğüs kafesime sığmayan kaygılar serçe sürüsü gibi havalanıp gözden kaybolmuştu. Zekâm tescillenmişti. Önüm açık, geleceğim garantiydi...

 

Ama o gün, tatil dönüşü annem babamla yeni okuluma uğradığımız o kurak yaz günü, gözüm boş yatakhaneye hücum eden ışık huzmesinde uçuşan toz zerreciklerine takılmışken tatlı rüyam ağır bir kâbusa dönüşmeye başladı. Hiç durmamacasına hapşırıyor, her sarsılışta kendimi biraz daha küçülmüş ve sıkışmış hissediyordum. Babam, anneme kendi yatılı günlerinden söz ediyordu. Omuzlarımı dik tutmaya çalışarak aralarına sokuldum. Kulaklarım uğulduyor, toz zerrecikleri ağzıma burnuma kaçıyordu.

 

Artık biliyordum: Hazırlıksızdım. Hem de hiç olmadığım kadar!

HAZIRLIKSIZ, 2011